Gün geceye akarken hava daha da alçalmış, yağmur hızlanmıştı. Islak, rutubetli taşlara takıldı gözüm. O an zaman zaman dilime, sesine düşen repliğini hatırladım, Toto Karaca’nın.

1970’lerin hemen başında Elhamra Sahnesi’inde izlemiştim onu ilk kez. Bir anda kopan antre alkışıyla, salon sahiden yıkılacak gibi olmuştu. Abartmıyorum, inanın. Zemin sallanıyordu.

18 Mart 1912’de dünyaya gelmişti Toto İrma.

Teyzesi Rosa Felekyan, annnesi Mari Felekyan olunca, çocukluğunun tiyatro kulislerinde geçmesi doğaldı.

Sanırım, on yedi yaşındayken İzmir’in Karantina mevkiinde mukim Şık Sineması’nda sahne aldı ilk kez “Kumrular ” operetinde.

Sonra Ferah Tiyatrosu…

‘Bukleli İrma’ diye anılmaya başlanması. Operetler, piyesler, turneler, yokluk zamanları, alkışlar…..

Muammer Karaca, Muzaffer Hepgüler, Şevkiye May, Lütfullah Sururi, Ali Sururi, Mehmet Karaca ile paylaşılan sahneler…

Arada filmler. Televizyon. Öztürk Serengil’in “Gülünüz Güldürünüz ” programı.

Öd yeşili bir sızı hissetti sol kolunda, uzak denizlerden gelen bir fısıltı dolaşır gibi oldu fuayede. Gözlerini kapattı..

Günler yıllarla demlenmişti. Yorgundu. Havada bir tütsü kokusu vardı belli belirsiz.

Hayat böyle bir şeydi işte .Her şey ve hiç bir şey. Düş gibi ama gerçek..

Ülkü Erakalın anlatmıştı bana, meğer Toto Karaca hep teyzesinin vaktiyle rol aldığı Kamelyalı Kadın’ın tesirinde öylesine kalmış ki, büyüdüğünde ne olmak istediğini soranlara hemen “Kamelyalı Kadın, Marguerite Gautier” dermiş.

Ve az önce bahsettiğim repliği hatırlıyorum: ” Çorba yaptım baaastırmalı, kuru fasulya pişirdim baaastırmalı, pilava kotardım baastırmalı…” Toto Karaca’nın sözünü Ali Sururi keserdi: “Yedikten sonra soda içip mideyi bastırmalı..”

Mehmet Karaca’nın eşi, sonraları Cem Karaca’nın annesi olarak anılsa da o adı olan bir kadındı. Toto İrma Karaca nam- ı diğer Bukleli Toto’ydu.

Eski, geçmiş, yok olmuş zamanlarda dolaşmak, oldum olası hep heyecanlandırır beni.

Bugün Toto İrma Karaca’nın 116. yaş günü. Ve o hep genç bir kadın. İşvesi, cilvesi, sahne enerjisi, şarkılarıyla… Hep o genç subret..

Saygıyla, özlemle hatırladığımız.