Bazen ufunetli bir ihtiras hemen öldürmez belki ama bütün bir hayatı, hayatları elinden alır. Macbeth’in yazgısı da üç replikle şekillenmişti aslında :

Birinci Cadı – Selam sana Macbeth! Selam Glamis beyine !

İkinci Cadı – Selam sana Macbeth! Selam Cawdor beyine!

Üçüncü Cadı – Selam sana Macbeth! Selam yarının kralına!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarının en son yapımı “Macbeth” geçtiğimiz günlerle izleyicisiyle buluştu. Sabattin Eyüboğlu’nun muhteşem çevirisi; Gamze Kuş ve Cihan Aşar’ın ‘oyunun zaman, mekan, duygusal atmosferini tam olarak bütünleyen’, etkileyici sahne tasarımları; Özge Midilli imzalı koreografisi; Mustafa Türkoğlu, Kadir Arlı’nın ışık ve efekt tasarımları, Onur Uğurlu’nun kostüm uygulaması; Ulviye Karaca’nın, ‘akıcı bir anlatım ve tempoyu hiç düşürmeyen bir oyunculuk anlayışı’yla sahneye taşıdığı, dikkat çeken rejisi; müzik, makyaj, saç, aksesuar uygulamaları ve Eren Yiğit’in afiş ve fuaye fotoğraflarıyla, her açıdan etkileyici biçimde tasarlanmış bir sahne düzeni içinde başarılı, özenli, gerçek bir ekip çalışmasının ürünü, diyebiliriz “Macbeth” için. Ancak bu farklı, nasıl desem başka bir ‘Macbeth’ yorumu. Şimdiye kadar izlediğimiz “Macbeth “lerin ötesinde. Zaten yönetmen Ulviye Karaca, oyun broşüründe, bu farklı olarak nitelediğim yorumu, şöyle açıklamış: “Klasik Macbeth yorumlarının dışında, sürrealist bir yaklaşımla sahnelediğim bu oyunda, iyiden kötüye doğru yol alan insanın hırsları ve vicdanı arasındaki iç çatışmalarını aktarırken kuklalardan faydalandım. Zaafları ve kötü tutkuları olan karakterleri, kukla ile pekiştirdim.”

Patlayan havai fişekler, İskoçya Kralı Duncan’ın Inverness’e, Macbeth’in yurduna gelişinde çalan klakson sesi, kırmızı şifonlardan oluşan, fışkıran kan efektleri, savrulan kuru kafalar, 1 saat 15 dakika boyunca yaratılan masalsı illüzyon… Başka bir “Macbeth” izlemenin heyecanını yaşatıyor seyirciye ister istemez.

Macbeth rolünde Kubilay Penbeklioğlu, daha ilk andan itibaren hayli derinlikli ve etkileyici bir yorumla, Macbeth’in sınır tanımaz tutkularını, yaşadığı duygusal sarsıntıları izleyiciye tümüyle ve en sahici bir biçimde yaşatırken; giderek ‘kendi ateşiyle çevrilmiş akrep’ konumunda kalan Macbeth’in korku ve sanrılarını aktarım konusunda da hayli başarılı. Fiziksel ve duygusal anlamda oldukça güç ve talepkar bir karakteri gerçeküstü bir çizgide, bilinen tragedya kalıplarına bağlı olarak canlandırırken; “Şark Dişçisi “, “Romeo ve Juliet”, “Türkiye Kayası”, “Sevgili Doktor ” daki o sıcak, içten, yalın sahne sempatisini korumaya devam ediyor. Benvolio, Toparnigos’dan Macbeth’e, dengeli, tekrara düşmeyen oyunculuğuyla, yine kendini aşmış bir Kubilay Penbeklioğlu var sahnede.

Oyun sonrası Macbeth’i nasıl ele aldığını sorduğumda, Kubilay Penbeklioğlu şöyle yanıtladı: “Bence Shakespeare, tutku ve uçsuz bucaksız hırsların kişiyi, nasıl bir uçuruma sürükleyebileceğinin altını çizerken, duygu karmaşası ve iç sesin üzerine giderek, Macbeth’in insani yönünün ortaya çıkmasına zemin hazırlamış ve böylece seyirci ile Macbeth arasında güçlü bir bağ kurulmasını sağlamıştır. İşte bu noktadan hareketle, Macbeth’in insan tarafının en naif biçimde görünmesi için elimden geldiğince çalıştım, diyebilirim. Zaaflarını, merhametini, acımasızlığını, kararsızlığını, yenilişlerini dahası, içimizde saklı bastırılmış kötü duygular, kontrolümüz altındayken bizim kuklamız olarak kalırlar. Ama o kontrolü kaybettiğimizde, bu defa biz onların kuklası oluveririz. Macbeth’i yorumlarken, işte bu gerçekleri vurgulamaya özen gösterdim.”

Nurdan Kalınağa Lady Macbeth, Gökçer Genç Banquo, Tuğrul Arsever Duncan, Direnç Dedeoğlu Haberci de başarılı kompozisyonlar yaratmışlar. Bu arada hemen belirteyim ki, Nurdan Kalınağa’nın Lady Macbeth yorumu gerçekten övgüye değer. Bu durum üç cadı için de geçerli Mana Alkoy, Şirin Kılavuz Sevinç, Damla Cangül. Özellikle, Mana Alkoy, incelikli mimikleri, derinlikli yorumuyla, gelecek vadeden genç bir yetenek olduğunu “Ocak”ın ardından bir kez daha kanıtlamakta.

Nitelikli dekor ve sahne tasarımı, müzik, reji, oyunculuğun buluşmasıyla oluşan sıra dışı, başka, bambaşka bir Macbeth izlemek için, biletlerinizi şimdiden ayırtın derim.