Afrodit (1987) başta olmak üzere birçok Türk filminden de zihnimize kazındığı üzere dünyadaki en eski meslektir fahişelik. Günümüzde bazı ülkelerde legal, bazılarında ise cezası ölüm olan bu mesleğin varlığı da yokluğu da hatrı sayılır sorunu peşinde getiriyor.

Bangladeş ise bu sorunları barındıran ülkelerden sadece biri. Toplam 20 köyde “kırmızı fener mahallesi” mevcut. Ülkemizde kırmızı fener mahallesi kavramının Amsterdam’daki De Wallen’e özgü bir isim olduğu düşünülüyor fakat kırmızı fener mahallesi fuhuşun icra ediliği bölgelerin genel adıdır ve gerek legal gerek değil her ülkede mevcuttur. Bangladeş’te yer alan Daulatdia önemli kırmızı fener alanlarından biri. Zira burada fabrika benzeri gelir kapıları bulunmuyor. Eh, ülkede yaygın bir çocuk işçi sorunu olduğunu da hesaba katacak olursak mevzubahis sektördeki çocuk sayısı ülkedeki en ciddi problemlerden. Kaldı ki fuhuş yapmayan çocuklar çalıştıkları yerde çoğunlukla tacize uğruyorlar. UNICEF’in 2004’te sunduğu verilere göre ülkede yaklaşık 10,000 çocuk seks işçisi bulunuyor. 20,000’den fazla çocuk ise genelevlerde dünyaya geliyor. Kızlar genellikle işe 12 ila 14 yaşları arasında başlıyorlar. Yasal olarak çocukların fuhuş sektöründe çalıştırılmaları takdir edersiniz ki kesinlikle yasak. Lakin kağıt üzerinde yazanlar ülkedeki bu sorunun çözülmesine yetmiyor. Aralarında engellilerin de bulunduğu çocuk işçiler dolgun bir görünüme kazanmak için düzenli olarak dexamethasone adlı tableti kullanmak mecburiyetindeler.

Kadınların bir çoğu ekonomik sıkıntıları yüzünden bu sektörde çalışmaktalar. Bir kısmı ise mecbur tutuluyor ki bunun yasak olduğuna dair anayasada kesin maddeler var. Kadınların günlük kazancı $11 ya da $19. Bu fiyat dış görünüşleri ve odalarının konforuna göre değişiyor. Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelerde genelevlerin legal olması yabancıları biraz şaşırtıyor açıkçası. Daha geçen hafta ağırladığımız bir misafir Karaköy’de sorduğu rastgele sokağın kırmızı fener mahallesi olduğunu öğrenince bunun hakkında dakikalarca konuştu ve şaşkınlığını belirtti.

Bangladeş’te Tangail yolunda Kandapara adında bir genel ev bulunuyor. The Independent‘a göre burası Bangladeş’in en köklü genelevi. Kandapara yaklaşık 200 yıldır aynı amaçta kullanılıyor. 200 yıl, dile kolay! Bu otel 2014 yılında yıkıldı lakin bir sürü kadının işsiz kalması üzerine yerel STK’lar olaya el attılar ve Kandapara tekrardan açıldı. Yazının arasına serpiştirdiğim görseller Sandra Hoyn’a ait. Kendisi Alman bir fotoğrafçı ve şu anda 41 yaşında. Sandra’ya göre buradaki kadınlar bir yandan çok güçsüzlerken bir yandan da çok güçlüler. Anladığım kadarıyla toplumun bu kadınları mecbur ettiği şeylerin çok zor olduğunu fakat bir şekilde altından kalkmayı öğrendiklerini anlatmaya çalışıyor. Fahişelik legal olsa da tabi ki her legal fuhuş ülkesindeki gibi seks işçileri toplum tarafından pek hoş karşılanmıyorlar. STK’lara göre ülkede takribi 100.000 seks işçisi var ve 1300 kişiden 900’ü çocuk.

“Resmi olarak seks işçileri reşit olmalılar fakat çoğu değiller.” diyor Hoyn. “Bazıları Oradexon gibi steroidler kullanıyorlar, ki çiftçiler bunu hayvanlarını dolgunlaştırmak için kullanıyorlar. Genelde kızlar işe 12 ila 14 yaşları arasında başlıyorlar.”

Asma annesi bir seks işçisi olduğu için okulda zorbalığa maruz kalmış ve okulu bırakmış. 14 yaşından önce müşterilerin yanında sadece dans ediyormuş.

Bangladeşli seks işçilerinin hak ve özgürlükleri güvence altında değil. Genelde durumu iyi olmayan ailelerin kızları bu işi yaparken legal olmamasına rağmen cebren seks işçiliği yapanlar da var. Bu kızların başında madamları oluyor ve ona olan borçlarını ödemek için bir süre bedavaya çalışıyorlar. Borçları ödendiğinde ise, ki bu 5 yıldan aşağı bir süreyi almıyor, özgür seks işçileri haline geliyorlar ve istedikleri müşteriyi reddedebiliyorlar.

Fakat Hoyn’a göre onlar sadece kurban değiller. Yaşıyorlar ve kendilerine ait eğlence anlayışları var. Boş zamanlarında beraber dans edip gülüyorlar. Sadece kendi aralarında da değil müşterilerle de şakalaşıyorlar. Çoğunun hayali yaşlanınca kendilerine ait bir ev olması ve çocuklarını iyi okullarda okutmak. Başlarda Sandra Hoyn’un fotoğraf çekmesi pek kolay olmamış. Özellikle zengin müşteriler fotoğraflanmak istememişler. Fakat bu diğer müşterilerin umrunda değilmiş. Onlar geneleve sadece kafalarını dağıtmak için geliyorlar ve onlara göre bunda hiçbir sorun yok. Neden yüzlerini gizlesinler?

Kandapara’da doğan Asma(14) bir müşteriyle beraber.

Bir müşteri Priya’yı(19) öpüyor.

Titu, evlilik teklifini kabul etmeyen Sumaiya’yı(17) darp etmiş. Sumaiya’nın arkadaşları ile yatmış olmasını hazmedemiyor. Aynı şekilde Sumaiya’da Titu’nun başka seks işçileri ile birlikte olmasından hoşlanmıyor.

Priya(19) arkadaşı ile şakalaşıyor.

Kajol, müşterisi ve altı aylık bebeği. Kajol 17 yaşında olduğunu düşünüyor ama emin değil. 9 yaşında evlenmiş fakat teyzesi onu Kandapara’ya satmış. Bebeği yüzünden işleri pek iyi gitmiyor.

Kandapara’da müşteri bekleyen kadınlar.

Bonna(27) müşterisiyle gülüşüyor. 7 yaşında üvey babasından tecavüze uğramış. 10 yaşındayken evden kaçmış fakat birileri onu buraya satmışlar.

Yatakta oturan Priya(19) ve Kajol(17) albümlere bakıyorlar.

Meghla(23) ve müşterisi. Bir tekstil fabrikasında çalışıyormuş fakat ona daha iyi bir iş teklifi yapılmış. İş teklifini yapan kişi Meghla’yı geneleve satmış.

Papia(18) ve iki müşterisi. Ailesini çocukken kaybetmiş ve erken yaşta evlenmiş. Kocası ile beraber uyuşturucu kullandıkları için hapse girmişler. Hapisin kaldığı en güzel yer olduğunu düşünüyor.

Dipa(26) ağlıyor çünkü bir müşterisinden iki aylık hamile.

Sumaiya(17) Kandapar’da. Sevgilisi ve müşterisi olan Titu ile kavgaya tutuşmuşlar. Sumaiya Titu’nun onun parasına müdahil olacağını düşündüğü için evlenmek istemiyor.

Sumaiya(17) ve sevgilisi/müşterisi Titu.

Pakhi(15) ve müşterisi. 14 yaşından beri burada çalışıyor. 12 yaşında evlenmiş ve evden kaçmış. Birileri onu buraya satmışlar.

1995 yılında doğdu. İtalyan neorealizmi ve 40’lı yılların deneysel sinema anlayışı ile yakından ilgileniyor. Bahçeşehir Üniversitesi Fotoğraf ve Video bölümünde eğitimine devam etmekte. Fotoğraflarında çoğunlukla beden üzerine çalışırken bunun uzuvları parçalarına ayırıp teşrih etmenin bir yolu olduğunu düşünüyor.