“Bu dünyada ben de varım.

Bunu yazar mıydım? Yazamazdım galiba.”

Yazmıştı Ayça Güçlüten. Öyle güzel, öyle etkileyici, öyle naif, öyle tokat gibi vuran, öyle nefes kesici anlatmıştı ki “Bu dünyada ben de varım,” çığlıklarını duydum başkarakterin. İç sesime karıştı çoğu zaman sesi.

Yanı başımızda her gün gerçekleşen onlarca şeyin birini, çoğu zaman toplamını anlattı sevgili Ayça. Yorgun düştüğümüz, ürperdiğimiz, nedenler- nasıllar arasında boğuştuğumuz hayatların yansımalarını disko topunun üzerindeki aynalarda sundu bize. Görmek bizim marifetimize kalmıştı artık.

Ben gördüm!

Yüzleştim!

Başkarakterin hayatına tanık olurken “Ayça’nın anlattığı ben olabilir miyim?” sorusu kadar “Anlattıkları ne kadar yakınımda!” demekten alamadım kendimi.

Kitabı okur okumaz sevgili Ayça’yı tanımak istedim. Bir de röportaj gerçekleştirdik geçtiğimiz temmuz ayında.

Sonra bir gün bir afiş paylaştı benimle. Tiyatro oyuncusu değerli Nihan Aypolat’ın kitaba dair okuma performansı gerçekleştireceğini öğrendim.

“Ben bir yıldızdım. Adiydim. Bir tesadüftüm. Yanlıştım. Bir kazaydım. Uğursuzdum. Bir belaydım. Felakettim. Bir yangındım. Küldüm. Bir sestim. Duyulmazdım. Bir kırıntıydım. Yokluktum. Bir lekeydim. Ayıptım. Bir soruydum. Yarımdım. Bir duvardım. Çatlaktım. Bir ağaçtım. Oyuktum. Bir çiçektim. Kayıptım. Bir yoldum. Gidilmezdim. Bir dikendim. Acıttım. Bir anıydım. Bulanıktım. Bir masaldım. Kısaydım. Bir yataktım. Çürüktüm. Bir tavandım. Deliktim. Bir geceydim. Mucizeydim. Ben bir hiçtim. Ben her şeydim. Ne olursam olayım, vardım. Ben de biri idim. Tokalaşmak istemediğiniz biri. Çevrenizi dikkatle taradığınızda bile gözlerinizin görmeyi atladığı biri. Rağmen biri.”

Bu cümlelerin vuruculuğu ile başlayan bir romanın okuma performansına büyük bir merak ve heyecanla katıldım. Nihan Aypolat, Ayça Güçlüten’in kelimeleriyle yarattığı evrenin ruhunu, görünür kılmıştı.

Soluksuz izlediğim performansın bitiminde gözlerimden yaşlar süzülürken boğazımda koca bir yumru vardı. İç sesimin boğazımda yarattığı yumru, vicdanımın yarattığı yumru!

Nihan Aypolat’ın performansını yeniden izlemek isterseniz 24 Kasım Cumartesi günü Sofyalı9’da görüşmek üzere. Sınırlı yer sayısı nedeniyle rezervasyon gerekiyor. Kayıt için info@sofyali.com.tr’ye eposta gönderebilir ya da 0212 252 38 10 no’lu telefonu arayabilirsiniz.

 

*Kitaba dair gerçekleştirdiğimiz röportajı okumak isteyenler için: http://arsizsanat.com/disko-topunda-yansimalarimizla-yuzlestiren-yazar-ayca-gucluten/

**Bizlere kapısını açan ve performansa ev sahipliği yapan Sofyalı 9 Meyhanesine sonsuz teşekkürlerimle.

Edebiyat öğretmeni olmanın yanında çocukluk hayalinin peşinden emin adımlarla ilerliyor. Kendi platformunu oluşturarak dostlarını bir araya topladı. Dostlarıyla sanatın her alanında üretim yapıyor ve inatla yapmaya devam edecek. Saplantılı edebiyat takipçisi. Kimi zaman Kafka’nın böceğinin peşinde, kimi zaman Slyvia Plath’in kafasını soktuğu fırının içinde. Kimi zaman Dostoyevski’nin yarattığı ‘Öteki’ ile ilgileniyor. Ama en çok da bir ‘şair’in dizelerinin misafiri.