Portreler

Aramızdan Ayrılışının 9. Senesi

Yaşar kıldığı her rolde tam egemenlik sağlamış, dünya standartlarında bir aktris, tiyatro tarihimizin gelmiş geçmiş en büyük oyuncularından biriydi Suna Pekuysal. Sihrine, büyüsüne kapılmıştık bir kez. Tiyatroya, sinemaya adanmış, sanat için var olmuş bir yazgıydı onunkisi. Senelerce ‘acıların, ıssızlıkların içinden…

Devamını Oku
Tiyatro

Kalem Ortaklığımızın Beşinci Yılı

Bugün; 12 Temmuz 2017. Bir yıl dönümü. Kalem ortaklığımızın yıl dönümü. Şimdi son beş yılı hatırlıyorum da; röportajlar, iki kitap, izlediğimiz oyunlarla ilgili kırka yakın görüş yazısı, iki rotary konuşması, seyahatler, tüm o yaşanmışlıklar, hani nasıl derler, gözümün önünden bir…

Devamını Oku
Tiyatro

Demedim, Dese miydim, Diyemedim Tabii

2016-17 Tiyatro sezonunun son haftalarında, birbiri ardına öyle güzel oyunlar izledik ki Yavuz ile…  “Yutmak”, “ Zabel”, “ Şatonun Altındakiler”, “Gizli Oturum” ve geçen Pazar akşamı da, “ Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin”. Hepsini çok beğendik. Çok tat aldık seyrederken. Mutlu…

Devamını Oku
Tiyatro

Sonsuza Dek

Ines- Ölü ! Ölü ! Ölü ! Ne bıçak, ne zehir, ne de ip. Bu önceden oldu zaten,anlıyor musun ve biz sonsuza dek birlikteyiz. Estelle- Sonsuza dek, aman Tanrım ne gülünç sonsuza dek ! Garcin- Sonsuza dek…   Jean Paul…

Devamını Oku
Genel

Bembeyaz olsun gece, altüst et kuralları…

Bu defa bir resim sergisinden bahsedeceğim, size. Daha doğrusu bir kadının kendisine biçtiği yolda yürüyeceğim… O yolun tanığı ve suç ortağı olarak. Aslında, 1970’lerin ilk yarısına doğru, Arnavutköy sırtlarında, bahçesinin gün boyu erguvan sağanaklarıyla yıkandığı bir okulda tanışmıştım Çiğdem Alanya…

Devamını Oku
Portreler

Hikmet Körmükçü

“Dedesi Hazım Körmükçü. Amcası Settar Körmükçü”, diye mi başlamalıyım ? Yoksa, Tartuffe, Meraki, Sarıpınar 1914, Dallar Yeşil Olmalı, Türkiye Kayası, Keşanlı Ali Destanı, Hissey-i Şayia, Kafes‘de yaşar kıldığı unutulmaz karakterlerden mi söz etsem önce ? Hayır, Woyzeck diyorum , Arzunun Onda…

Devamını Oku
Portreler

Bir Başkadır Ayten Alpman

Hayatın hemen her oylumunda yüzüme çarpan hüzün, özlem, tutku, hasret, yeniliş, vazgeçişler, tekinsiz sevgiler, yasak aşklar bu kadar mı net anlatılırdı? Sesi kuşattı beni önce. Hüznün, yalnızlığın ne mene bir uçurum ya da mezar olabildiğini hatırlatırcasına. ( Sevinç dudaklarımda kırık…

Devamını Oku
Kapat