Diğer Yazılarımız Edebiyat

Naftalin

Üzerine mandalina kabuğu konulan, kenarına eskimiş koltuk kenarlığı yerleştirilip ısınmak için ayak uzatılan, pazar banyosu sonrasında harlanan, kömürlükten kat kat çıkıp kömür taşınan, demir döküm sobalarla dolu evlerin bulunduğu, is kokulu sokaklarda geçti çocukluğum.   “Çukur” kelimesinin bir diziyi değil,…

Devamını Oku
Dosya Konusu Edebiyat

B’Aşka Mektuplar

Gönül ilişkilerinde hiçbir zaman, Sabahattin Ali kadar şanslı değildim ben. Onun büyük bir aşkı vardı ve aşkını kaleme alıp kâğıda dökebilmişti. Benim ise ne kadar büyük sevdiysem o kadar yüklü acılarım oldu hep. Bu yazıda, Sabahattin Ali’nin Ayşe Sıtkı’ya olan…

Devamını Oku
Diğer Yazılarımız Edebiyat

Biterken

Uyandığında, alarmı üç kere kaçırdığını farketti. Gözlerini odanın karanlığına alıştırmaya çalışırken, yatağın üzerinde doğruldu. Bir süre bedenine, yaralarına baktı. “Gönül yaralarımız da böyle dışarıdan görünseydi, ne olurdu acaba?” diye düşünmeden edemedi. Başucundaki komidinde ağzına kadar dolmuş küllüğü görünce, canı sigara…

Devamını Oku
Diğer Yazılarımız Edebiyat

Hangimiz Esiriz İstanbul?

Ah! Nerede o eski acılar? Viraneye dönmüş kalbimizde, köşe kapmaca oynayan dost hançerleri. Hafızamızın kuytu köşelerinden kalp krizi gibi çıkıp gelen sevda yaralarımız.   Düşler kurduk, gemileri yaktık. Direndik, yaralandık, yârelendik. Körkütük sarhoş olup, duvarlarına ağzı bozuk aşk sözleri karaladık….

Devamını Oku
Kapat