Geçen akşam Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’nun son çalışması “Artık Bir Davan Var”ı izledim.

Cüneyt Yalaz ile İlker Yasin Keskin ‘in, bir kez daha kişisel bulgu ve katkılarıyla varsıllaşan karakterler ve ikilinin tek kelimeyle zirveye varan oyunculuklarına hayran kaldım.

Oyun sonrası aldığım notlara bakıyorum şimdi:

“Son derece özenli bir sahne üstü çalışması.”

“Titizlikle kotarılmış hareket düzeni ve koreografi.”

“Hayatlarımızdan bir mozaik parçası.”

“Sahnede yaşananları, o insanları gözümüz aslında bir yerlerden ısırmakta.”

“Temiz ve yaratıcı bir çalışma.”

“Her sahnede öne çıkan ‘ kusursuz’ takım oyunculuğu anlayışı.”

“Dekor, hem ortamı hem de fiziksel detayları ortaya koymada hayli işlevsel ve başarılı. Konu zaten çarpıcı ve güncel. Bir o kadar da bildik.”

“Tolga Zafer Özdemir’in müzikleri ve Naz Eray’danın dekor, kostüm tasarımları esere çok şey katmakta.”

“Banu Açıkdeniz, Duygu Dalyanoğlu, Özgür Eren yine çok başarılı… İlker Yasin üstün sahne hakimiyeti ve yeteneğiyle  doğal ve soluklu bir oyun vermekte. Cüneyt Yalaz izleyicinin nefesini kesen yorumlar sunmakta. Hele o asansör sahnesi.”

“Genç adamın çıkışsız anaforlarda bırakılış hikayesi, nedense William Reich’in o cümlesini hatırlattı bana: ‘İsa’yı çarmıha germeseydik dünya bugün bu hale gelmezdi.’ Kim bilir, belki de.”

“Artık Bir Davan Var”, her bakımdan tartışılacak, konuşulacak bir yapım. Benden söylemesi, bir an önce gidip izleyin. Hele ki kara komediden, hoşlanıyorsanız.