Immanuel Kant öncesi modern felsefe, on yedinci ve on sekizinci yüzyıllar boyunca, rasyonalist ve empirist yaklaşımların birbirlerine karşı konumlanışı ile şekillenir. Bu karşılıklı felsefelerin egemen problemi, bilginin kaynağıdır. Rasyonalist filozoflar (on yedinci yüzyılda; René Descartes, Baruch Spinoza ve Gottfried Leibniz) bilginin kaynağının akıl olduğunu ve doğuştan geldiğini savunurken, İngiliz empirist filozofları (John Locke, George Berkeley ve David Hume) buna karşı, bilginin empirik yolla, yani deneyimle elde edildiğini düşünür. John Locke’un kavramsallaştırdığı şekliyle, zihin, doğduğumuz anda bir Tabula Rasa (Boş Levha) iken, deneyimlerimizle zihnimiz dolmaya başlar. Rasyonalizmin iddiasının aksine, zihnimizde doğuştan getirdiğimiz bir bilgi yoktur. Bu iki karşı tez etrafında şekillenen modern dönem, epistemolojiden ontolojiye, birçok felsefe disiplini için belirleyicidir. Kant’a kadar süregelen bu felsefe dönemini, altı temel kitapta izleyebiliriz:

i. René Descartes, Yöntem Üzerine Konuşma

René Descartes ve onun felsefesi, klâsik tarihyazımda modern felsefenin başlangıcı kabul edilir. Metodik şüphe, yani bildiğimi sandığım her şeyden şüphe ederek zihnimin içeriklerini yeniden gözden geçirme, Descartes’ın başlangıç ilkesidir. Onun bu yöntemle varmak istediği şey, kesinliğinden şüphe duyulamayacak, açık-seçik bir ilkedir. Bu açık-seçik ilke “Cogito ergo sum” yani “Düşünüyorum öyleyse varım” şeklinde formüle edilir. Descartes töz düalizmi, madde ve ruh olarak iki tözü öngörür.Fakat tartışma, bu ikisinin nasıl olup da etkileşime girebildiğine dairdir. Descartes’ın yöntemi, ilkesi ve töz düalizmine çıkacak akıl yürütmesi için Yöntem Üzerine Konuşma eseri oldukça yerinde bir kaynak olacaktır.

ii. Baruch Spinoza, Ethica

Baruch Spinoza felsefesinin başyapıtı hiç şüphe yok ki Ethica’dır. Ethica geometrik yöntemle yazılmıştır (tanım, önerme, kanıtlama) ve bu eser Spinoza’nın töz felsefesini temellendirdiği bölümle –Tanrı Hakkında− başlar. Kitap tözün Spinozist tanımıyla başlar. “Kendi başına var olan ve kendisi ile tasarlanan, yani kendisini teşkil edecek başka hiçbir fikrin yardımı olmaksızın hakkında fikir edindiğimiz şeye cevher [töz] diyorum.” (Spinoza, 2016, ss. 31). Bu töz tanımının işaret ettiği tek varlık Tanrı’dır. Yani Spinoza, Descartes’ın dualist töz anlayışına karşılık monist bir töz anlayışı sunar. Burada önemli olan, tek töz olan Tanrı’nın, düşünce sıfatının yanı sıra uzam sıfatına da sahip olmasıdır. “Uzam Tanrının bir sıfatıdır, yani Tanrı uzamlı varlıktır” (Spinoza, 2016, ss. 80). Tanrı’nın yer kaplayıcı olması, Skolâstisizmin kesinkes karşı çıkacağı, yeni ve tehlikeli bir fikirdir. Bu anlamda Spinoza felsefesi, Skolâstik felsefeye radikal bir karşı çıkıştır.

iii. Gottfried Leibniz, Monadoloji

Gottfried Leibniz, Descartes’ın dualist ve Spinoza’nın monist töz anlayışına karşı, pluralist bir töz anlayışı geliştirir. Monadlar teorisi, Leibniz felsefesine özgü bir kavramsallaşmadır. Monadoloji’nin hemen başında monad ile ne kastedildiği söylenir: “Burada sözünü edeceğimiz ‘monad’, birleşik şeylere giren, parçaları olmayan, basit tözdür” … “Hiçbir parçanın olmadığı yerde ne yer kaplama, ne şekil, ne de bölünebilme vardır. Bu nedenler monadlar, doğanın asıl atomları, şeylerin öğeleridir” (Leibniz, 2009, ss. 7). Leibniz’in kurduğu bu töz sistematiği, Descartes ve Spinoza’dan açık şekilde ayrılır. Monadoloji eseri, Leibniz’in monad teorisini yalın biçimde açıkladığı eser olmakla, modern felsefenin en önemli uğraklarından birisidir.

iv. John Locke, İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme

Yukarıdaki üç filozof rasyonalist akımın temsilcileriyken, zihnmizde doğuştan getirdiğimiz bilgilerin var olduğu düşüncesine ilk sistemli ve ateşli itiraz, modern empirizmin öncülerinden birisi olan John Locke’dan geldi. Başyapıtı olan İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme’de Locke, doğduğumuz anda zihnimizin bir Tabula Rasa (Boş Levha) olduğunu ve bilgilerimizin ise duyum ve deneyim yoluyla kazanıldığını savundu. Locke’un bilgi kuramı, kavramlar, sözcükler ve ideler hakkındaki görüşleri, bugüne dek ulaşmış bir şöhrete sahip oldu. Modern felsefenin en önemli uğraklarından birisi de John Locke ve onun felsefesinin temel kitabı İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme.

v. George Berkeley, İnsan Bilgisinin İlkeleri Üzerine Bir İnceleme

George Berkeley felsefesi yalnızca modern felsefenin değil, tüm felsefe tarihinin en spekülatif (ve dolayısı ile en çok yanlış anlaşılan) felsefelerinden birisidir. Empirist bir filozof olan Berkeley, başka güçlü örneği bulunmayan bir felsefe olan immateryalizmin savunucudur. Esse est percipi (varolmak algılanmaktır) ilkesi, pek çok yanlış anlaşılmaya gebe olsa da, modern felsefenin akışı içerisinde oldukça önemli bir nüfûza sahiptir. Bu ilke en kaba ifadeyle, nesnelerin varoluşunu, onu algılayan göze (bu göz Tanrı’nın gözü de olabilir) bağlı kılar. Bu, hem ontolojik hem de epistemolojik anlamda yeni bir çerçevedir. Bu açıdan da, onun başyapıtı İnsan Bilgisinin İlkeleri Üzerine Bir İnceleme oldukça kıymetli bir başka uğraktır.

vi. David Hume, İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma

İngiliz empirizminin bir diğer temsilcisi David Hume, Kant ve Kant-sonrası felsefe için son önemli uğraktır. Hume, Locke ve Berkeley gibi diğer İngiliz empiristleri gibi, bilgilerimizin deneyim yoluyla kazanıldığı fikrini savunmakla beraber, onun Nedensellik İlkesi Eleştirisi çok daha popülerdir. Nesneler dünyasında zorunlu bir neden-sonuç ilişkisi bulunduğu yönündeki genel kanıyı reddeden Hume’a göre, sözgelimi ateş yandığı zaman zorunlu olarak duman çıkacağına yönelik beklentimiz ancak bir alışkanlıktan ibarettir. Hume’un nedensellik eleştirisi felsefe tarihi için oldukça önemli bir yerdedir, çünkü neredeyse bütün bilgi kuramlarından bu ilke, en baştan varsayılır. Hume’un kuşkucu felsefesi ve başyapıtı İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma, modern-sonrası felsefe için en önemli uğraklardan birisidir.

Çıkarılacak Okuma Listesi:

DESCARTES, René, Yöntem Üzerine Konuşma, Çev: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yayınları, 2015.

SPINOZA, Baruch, Etika, Çev: Hilmi Ziya Ülken, Dost Kitabevi Yayınları, 2016 (6. Basım).

LEIBNIZ, Gottfried, Monadoloji, Çev: Ogün Ürek, Biblos Yayınları, 2009 (2. Basım).

LOCKE, John, İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme, Çev: Vehbi Hacıkadiroğlu, Kabalcı Yayınevi, 2000.

BERKELEY, George, İnsan Bilgisinin İlkeleri Üzerine Bir İnceleme, Çev: Levent Özşar, Biblos Yayınları, 2013.

HUME, David, İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma, Çev: Ferit Burak Aydar, İş Bankası Kültür Yayınları, 2017.