FESTİVALİN ULUSLARARASI YAPIMLARI

Efsanevi İtalyan toplulukla commedia dell’arte’nin dünyasına seyahat


Komik Tiyatro / 17 Kasım Cumartesi 20.30 ve 18 Kasım Pazar 15.00 – UNIQ Hall

1947’den beri canlılığını koruyan Piccolo Teatro di Milano, dünya tiyatrosunun mihenk taşlarından biri, İtalyan geleneğinin önemli ismi Carlo Goldoni’nin Komik Tiyatro’su ile (Il Teatro Comico), sekiz yıl aradan sonra yeniden İstanbul’da. İstanbul Tiyatro Festivali en son 2010‘da seyirciyle buluşturduğu Milanolu topluluğu bu kez, Goldoni’nin Komik Tiyatro’sunun çağdaş bir yorumuyla ağırlıyor.

Goldoni’nin 1750’de kaleme aldığı, commedia dell’arte tiplemelerinin ve maskelerinin ötesine geçerek özgün karakterler yarattığı bu oyunu, klasikleri güncel bir bakışla ele alan, geçtiğimiz yıl prestijli UBU Ödüllerinde En İyi Oyuncu Ödülünü kucaklayan yönetmen Roberto Latini’nin yorumuyla festivalde. Oyunda aynı zamanda Orazio rolüyle seyirci karşında olacak Latini, İtalyan tiyatrosunun mirasına sadık kalırken, Avrupa’da tiyatronun geleceğini düşünerek yorumlarını şekillendiriyor. Oyunun müzik düzenlemeleri ise Roberto Latini’nin daha önceki işlerinde de birlikte çalıştığı, UBU Ödülü sahibi Gianluca Misiti’ye ait. Festivalin yan etkinlikleri kapsamında Komik Tiyatronun yönetmeni ve oyuncusu Roberto Latini, profesyonel oyuncularla buluşacağı bir atölye çalışması da gerçekleştirecek.

İtalya’nın tarihe mâl olmuş ve günümüzde hâlâ özgünlüğünü koruyan komedi geleneğinin son örneklerinden biri olan Komik Tiyatro, 17 Kasım Cumartesi günü saat 20.30 ve 18 Kasım Pazar günü saat 15.00’te UNIQ Hall’da olacak. Komik Tiyatro, İtalya, Kültür ve Akdeniz projesi kapsamında, İtalyan Başkonsolosluğu ve İtalyan Kültür Merkezi ile işbirliği içinde, İtalya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı tarafından destekleniyor

 

Sirk, clown ve tiyatronun “sessiz” buluşması

Pss Pss / 20 Kasım Salı 20.30 ve 21 Kasım Çarşamba saat 19.00 – Caddebostan Kültür Merkezi

Camilla Pessi ve Simone Fassari’nin üretken işbirliğinin ürünü olan Compagnia Baccalà, tiyatroyu sirk ve clown ile harmanlayan, eğlenceli, zekice kurgulanmış ve pek şahit olmadığımız türden bir gösteriyle festivale konuk oluyor. Beş kıtadaki 50 ülkede 700’ü aşkın performans sahneleyen topluluğun eğlenceli performansı Pss Pss, Cirque du Soleil’i de dâhil olmak üzere 15 uluslararası ödülü kucakladı. İlham perileri arasında Chaplin ve Keaton gibi sessiz sinema döneminin yıldızları da bulunun ikili, sessiz sinema dönemine saygı duruşu niteliği taşıyan performanslarıyla yedi yaş ve üzerindeki geniş bir seyirci kitlesine hitap ediyor. Pss Pss, 20 Kasım Salı saat 20.30 ve 21 Kasım Çarşamba saat 19.00’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde sizleri bir mutluluk tüneline davet ediyor.

 

Yunan tragedyalarının usta yorumcusu ile iki çarpıcı buluşma

Amor / 21 Kasım Çarşamba 20.30 – Zorlu PSM Drama Sahnesi

Alarme / 28 Kasım Çarşamba ve 29 Kasım Perşembe 18.30 – Zorlu PSM Studio

Tiyatro tarihine adını altın harflerle kazıyan usta yönetmen Theodoros Terzopoulos festivale iki yapımla konuk oluyor. Geçtiğimiz yıl, üçlemesinin son oyunu Encore ile buluşan tiyatroseverler bu yıl serinin ilk iki oyunu Amor ve Alarme’la buluşacak.

Üçlemesinin ilk halkası Alarme’da sanat tarihine mâl olmuş bir çatışmayı yorumlayan Terzopoulos, İskoçya Kraliçesi Mary Stuart ve kuzeni İngiltere Kraliçesi Elizabeth arasındaki taht kavgasını sahneye taşıyor. Yönetmenlik anlayışının temeline yöntem arayışını koyan Terzopoulos’un çarpıcı fikirleri, sahnede anlatıcı Tasos Dimas, Aglaia Pappa ve Sophia Hill’in etkileyici performanslarıyla vücut buluyor. Alarme, 28 ve 29 Kasım tarihlerinde saat 18.30’da festivale yüksek katkıda bulunan mekân sponsoru Zorlu PSM Studio’da seyircilerle buluşacak.

Prömiyerini Aralık 2013’te yapan, üçlemenin ikinci oyunu Amor ise, Thanasis Alevras’ın kaleme aldığı metne dayanan bir kompozisyon. “Küresel kriz çağına bir Terzopoulos bakışı” olarak yorumlanan Amor’da yönetmen sahneyi; rollerin, aksesuvarların, duyguların, hatıraların ve hatta beden parçalarının satın alındığı bir açık artırma mekânı olarak kullanıyor. Aglaia Pappa ve Antonios Myriagkos’un performanslarıyla büyüleyen, insan olmanın itici gücünün aşk üzerinden yorumlandığı Amor, 21 Kasım Çarşamba günü saat 20.30’da festivale yüksek katkıda bulunan mekân sponsoru Zorlu PSM Drama sahnesinde olacak.

Festival seyircisinin, 1990’da AKM’de iki gün üst üste sahnelenen Bakkhalar ve 1999’da festivalin ilk uluslararası ortak yapımı Herakles Üçlemesi’yle tanıdığı usta yönetmen Theodoros Terzopoulos festivalin yan etkinlikler programı çerçevesinde dünyanın her köşesindeki oyunculara esin kaynağı olan oyunculuk yöntemini paylaşacağı bir ustalık sınıfı da gerçekleştirecek.

 

Eşine zor rastlanır bir ‘Hamlet’ yorumu

 

Hamlet | Collage / 22 Kasım Perşembe ve 23 Kasım Cuma 20.30 – Zorlu PSM Ana Tiyatro

Yenilikçi dokunuşlarıyla tüm dünyadan övgüler toplayan Kanadalı yönetmen Robert Lepage’ın ve ünlü Rus oyuncu Evgeny Mironov’un sahnede bir araya gelmesinin ürünü olan Hamlet | Collage 22. İstanbul Tiyatro Festivali’nde. Evgeny Mironov’un 11 Hamlet karakterini canlandırdığı, tiyatro ve güncel sanatın iç içe geçtiği bu performans, kendi bilincine “bakan” Hamlet’e odaklanıyor.

Kanadalı tiyatro ve sinema yönetmeni Robert Lepage’ın Moskova’nın yenilikçi tiyatrosu Theatre of Nations’la ilk işbirliği olan Hamlet | Collage’da Hamlet, “boşluğa” konumlandırılmış bir küpün içinde ve Shakespeare’in oyunundaki diğer karakterlerin hayaletiyle birlikte Mironov tarafından ustalıkla yorumlanıyor. Mironov, özellikle Hamlet’in ölümle kurduğu diyalogun, ölümde kendi varoluşunu anlatım biçiminin, oyunun başından sonuna kadar “çürümenin” nüfuz ettiği bir bilincin yansımasını oldukça berrak bir biçimde ortaya koyuyor. Bu yıl festivalin Onur Ödülü’nün de sahibi olan Theatre of Nations’ın sanat yönetmeni ve oyuncu Evgeny Mironov, Robert Lepage ile çalışma ve oyunculuk deneyimlerini paylaşacağı bir söyleşi de gerçekleştirecek.

Golden Mask Sahne Sanatları Festivali ve İstanbul Tiyatro Festivali işbirliğiyle Hamlet I Collage, Enka Vakfı gösteri sponsorluğunda 22 ve 23 Kasım saat 20.30’da festivale yüksek katkıda bulunan mekân sponsoru Zorlu PSM Ana Tiyatro’da seyirciyle buluşacak.

 

Hollanda’dan bir çağdaş dans şöleni

Nederlands Dans Theater I / 28 Kasım Çarşamba ve 29 Kasım Perşembe 20.30 – Zorlu PSM Ana Tiyatro

Dünya güncel dans sahnesinin öncü topluluklarından, Edinburgh Festivali’nden Kennedy Center’a dünya festivallerinin nabzını tutan Nederlands Dans Theater I, dört bölümlük bir dans maratonuyla festival seyircisiyle buluşacak.

Kusursuz koreografilerine eşlik eden müzik kullanımları, yenilikçi sahne ve ışık tasarımları, 16 farklı ülkeden gelip aynı çatı altında mükemmelliği yakalayan yetenekli dansçıları ile güncel dansın geleceğini belirleyen Nederlands Dans Theater I, topluluğun en üretken dört koreografının dört ayrı koreografisinden oluşan bir dans maratonuyla İstanbul’a geliyor. Nederlands Dans Theater’ın yerleşik koreografları olan Sol León ve Paul Lightfoot’tan Shut Eye ve Shoot the Moon, çoğu ödüllü 50 koreografiye imza atan Crystal Pite’tan The Statement ve Hollanda’nın en önemli dans ödülü Zwaan’a “En Etkileyici Koreografi” dalında iki kez layık görülen, Marco Goecke’den Woke up Blind gösterilerinden oluşan bir seçki sunacak.

Koreografisi kadar müziğiyle de hafızalara kazınacak performansın Shut Eye isimli koreografisinde Ólafur Arnalds ve Bryce Dessner’in dışavurumcu müziği dingin bir masala, Shoot the Moon, Philip Glass’ın sinematik besteleri, üç odaya ayrılmış bir set üstünde romantik ilişkilerin çözülüşüne dair tutkulu bir şiire esin verecek. The Statement, uzak bir ülkedeki bir çatışmanın fitilini ateşlemekle görevlendirilmiş dört karakterin iktidar savaşını bir toplantı masası etrafındaki yüksek nabızlı bir kurguyla resmederken, Woke up Blind ise genç yaşta hayata veda eden Jeff Buckley’nin güçlü sesi eşliğinde bilinmeze doğru sürüklenen altı dansçıyla akıllardan kolay kolay çıkmayacak bir performans ortaya koyacak.

1959’da 22 dansçı tarafından kurulan Nederlands Dans Theater, 600’den fazla bale yapımının oluşturduğu zengin repertuvarıyla, çağdaş dansta çığır açan bir topluluk. Görsel sanat, müzik, ışık ve sahne tasarımlarıyla pek çok sanat alanında yeni yeteneklerin ortaya çıkmasında katkıda bulunan Nederlands Dans Theater’ın Lahey’deki tiyatrosu dans için önemli bir merkez. Kurum, bünyesinde yaşları 17 ile 23 arasında değişen ve dünya genelinde turnelere çıkan 16 başarılı dansçının yer aldığı Nederlands Dans Theater II’yi de barındıyor.

Nederlands Dans Theater I, Credit Europe Bank N.V. gösteri sponsorluğunda, Hollanda Konsolosluğu’nun değerli işbirliğiyle, 28 ve 29 Kasım’da saat 20.30’da festivale yüksek katkıda bulunan mekân sponsoru Zorlu PSM Ana Tiyatro’da İstanbul seyircisiyle buluşacak. Festivalin yan etkinlikleri kapsamında Nederlands Dans Theater’ın dansçıları tarafından gerçekleştirilecek bir ustalık sınıfında dans bölümü öğrencileriyle buluşacak.

 

Piksel piksel bir şiir!

PIXEL / 3 Aralık Pazartesi ve 4 Aralık Salı 20.30 – Zorlu PSM Ana Tiyatro

İşlerinde dövüş sanatlarından sirke, güzel sanatlardan canlı müziğe farklı disiplinleri barındıran, 1990’ların hip-hop sahnesinin önemli isimlerinden Mourad Merzouki’nin koreografisiyle PIXEL, İstanbul Tiyatro Festivali seyircisiyle buluşacak.  Dijital koreografisi ve kavramsal çerçevesi Adrien M/Claire B’ye ait olan PIXEL, ışığın ve dansın sınırlarını zorlayarak, kendi hayatında dört bir yanı dijital ekranlarla çevrili seyircisini hip-hop ve video sanatı arasında soluksuz seyredeceği bir yolculuğa davet ediyor.  Eleştirmenler tarafından “ekran ve hareketli bedenlerin pürüzsüz ve mükemmel birlikteliği” olarak yorumlanan Merzouki’nin koreografisinde dansçılar üç boyutlu sahnelemede yaratılan sanal manzaralarla harekete geçiyor. PIXEL’in müzikleri birçok belgesel müziğinin yanı sıra Van Gogh filminin de müziklerini yapan Armand Amar’a ait.

CCN de Créteil et du Val-de-Marne / Compagnie Käfig yapımı olan PIXEL, Türk Tuborg A.Ş. gösteri sponsorluğunda, Institut Français Istanbul’un değerli işbirliğinde 3 ve 4 Aralık tarihlerinde saat 20.30’da festivale yüksek katkıda bulunan mekân sponsoru Zorlu PSM Ana Tiyatro’da sahnelenecek. Topluluk festivalin yan etkinlikleri kapsamında biri hip-hop başlangıç atölyesi diğeri de dans ve dijital sanat atölyesi olmak üzere iki atölye gerçekleştirecek.

 

FESTİVALDE FLAMAN SEÇKİSİ

İstanbul Tiyatro Festivali bu sene uzun yıllardır işbirliği içinde bulunduğu uluslararası ve disiplinlerarası bir çalışma alanı olan Belçika merkezli Platform 0090 (www.0090.be) işbirliğiyle beş oyunu Flaman Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle seyirciyle buluşuyor. Türkiyeli sanatçıların katılımı ve Türkiye’ye dair konuların, temaların ve bağlamların etkisiyle Türkiye kültürünü çağrıştıran varoluş, Fourfold, Beyaz Üzerine Beyaz, Gece Sempozyumu ve YU yapıtları “Flaman Seçkisi” ortak paydası altında 22. İstanbul Tiyatro Festivali’nde tiyatroseverlerle buluşacak.

 

İran-İzlanda hattında şiirsel bir keşif: varoluş

Varoluş / 19 Kasım Pazartesi ve 20 Kasım Salı 20.30 – Moda Sahnesi

İzlandalı koreograf ve dansçı Bára Sigfúsdóttir ve 2014 yılında Tahran’da tanıştığı sanatçılar Masoumeh Jalalieh ve Seyed Alireza Mirmohammadi ile başlayan yolculuğunu beden ve varoluş üzerine odaklanan çalışmalarıyla festivale konuk oluyor. Kuzey Avrupa ile Mezopotamya arasına çekilen şiirsel hatta doğan varoluş, Kunst/Werk & Platform 0090 yapımı. varoluş, seyircileri 19 ve 20 Kasım saat 20.30’da Moda Sahnesi’nde, dünyayı ve birbirimizi algılamanın ortak zemini üzerine düşünmeye davet ediyor.

 

Sınırlara ve engellere bir ‘dörtgen’den bakacağız

Fourfold / 21 Kasım Çarşamba ve 22 Kasım Perşembe 20.30 – Moda Sahnesi

Tasarımlarıyla mekâna her seferinde farklı bir gözle bakmamızı sağlayan, Belçika’da yaşayan ve üreten görsel sanatçı ve sahne tasarımcısı Meryem Bayram, kavramsal çerçevesini de oluşturduğu Fourfold ile festivale konuk oluyor. İnsanın fiziksel mekânı inşa etme ve onunla ilişki kurma biçimlerini merkezine alan bu performansta Meryem Bayram ve Guy Rombots’ın “canlı” karşılaşmasına tanık olacağız. Sınırlar ve engeller üzerine zihin açıcı bir performans olan bu işin özünü sahnede; iki sanatçı arasındaki “ilk buluşmanın” sürekli olarak yenilenmesi oluşturuyor. Dramaturjisi Igor Dobricic’e ait olan performansta, iki insanın sahnede dev bir kâğıt dörtgeni katlayarak, açarak ya da farklı malzemelerden sınırlar oluşturarak kurduğu anlam, pek çok soruyu beraberinde getirecek: Sınır oluştururken nasıl engeller koyarız? Engelleri nasıl keşfederiz? Mekânı yaşamak ve dönüştürmek mümkün müdür? Platform 0090 ve Onderhetvel yapımı Fourfold, 21 ve 22 Kasım’da saat 20.30’da Moda Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

 

Etkileyici bir performatif deneyim


Beyaz Üzerine Beyaz / 24 Kasım Cumartesi 18.30 – UNIQ Hall

Batı Avrupa dans sahnelerinin üretken isimlerinden, çağdaş dans sanatçısı Bahar Temiz, bu kez koreograf Marc Vanrunxt’un, kendisi için tasarladığı bir performansla sahnede. Beyaz Üzerine Beyaz iki dans sanatçısının 2014 yılında İstanbul’da Platform 0090 tarafından düzenlenen bir atölye çalışmasında tanışmasının ürünü olarak doğdu. Performansa, görsel sanatçı Anne-Mie Van Kerckhoven ve moda tasarımcısı Jean-Paul Lespagnard etkileyici dokunuşlarıyla katkı sunuyor. Vanrunxt’un performansa dayalı sanatsal bir deneyime adanmış bu koreografisi, Bahar Temiz’in dansıyla bütünleşecek. Beyaz Üzerine Beyaz, 24 Kasım Cumartesi günü saat 18.30’da UNIQ Hall’da seyircilerle buluşacak.

 

Mesut Arslan’ın özgün yorumuyla “aile”ye odaklanıyoruz

Gece Sempozyumu / 24, 25, 26, 27 Kasım saat 21.00 Zorlu PSM Sky Lounge

Belçika’da yaşayan ve üreten, imza attığı oyunları aynı zamanda yerleştirme mantığıyla kurgulayan Mesut Arslan, festival seyircisinin karşısına bu kez bir uyarlamayla çıkıyor. Eric De Volder’in oyunundan sahneye uyarladığı

Gece Sempozyumu’nda bir anne, üç oğlu ve ortalıkta olmayan bir baba, Lawrence Malstaf’ın tasarladığı benzersiz arenada bir topaç ile birlikte hareket ederek iletişimin sınırlarını keşfedecek. Arslan’ın bir aile trajedisini günlük bir ritüele dönüştüren yorumunda seyirciye düşense; izleme ve dinlemenin ötesine geçen bir anlam yakalamak. Gece Sempozyumu’nun bu yolculuğunda Güvenç Kıraç, Derya Alabora, Serhat Kılıç, Yaşar Bayram Gül ve Pervin Bağdat, Mert Fırat, Ersin Umut Güler seyircilere eşlik edecek. KVS & Platform 0090 eliyle vücut bulan ve Zorlu PSM Prodüksiyonu ve İstanbul Tiyatro Festivali ortak yapımcılığında gerçekleşecek Gece Sempozyumu, 24, 25, 26, 27 Kasım tarihlerinde saat 21.00’de Zorlu PSM Sky Lounge’ta izlenebilecek.

 

İçimize bir yolculuk

YU / 28 Kasım Çarşamba 20.30 ve 29 Kasım Perşembe 18.30-20.30 – Salon İKSV

Çağdaş dans sanatçısı Gizem Aksu hepimizi, sözcüğün gerçek manasıyla “içe bakmaya” davet ediyor. Kavramsal çerçevesi, yönetimi ve performansı Gizem Aksu’ya ait olan bu performans, organlarımızla kurduğumuz ilişkiden bedenin zaman ve mekânla ilişkisine uzanan bir içsel yolculuk. Aksu, prömiyerini geçtiğimiz Nisan’da Toneelhuis’de yaptığı ve akabinde Mardin Bienali’nde sergilediği YU’da her
bir organın kendi dokusu, alanı, ritmiyle ve diğer organlarla birlikte her an yaşamı seçmesini ve sürdürmesini arkaik bir bilgelik olarak yorumluyor. Aksu, bilgelikte bedeni duyumsama, hissetme ve hareket ettirmenin izini sürerek bizleri, yaşamla olan ilişkimize farklı bir pencereden bakmaya davet ediyor. YU, 28 Kasım Çarşamba 20.30 ve 29 Kasım Perşembe günü 18.30-20.30 saatlerinde Salon İKSV’de sahnelenecek.

 

FESTİVALİN YERLİ YAPIMLARI

 

Yüzleşme / 18 Kasım Pazar 18.30 ve 19 Kasım Pazartesi 20.30 – Duru Tiyatro

İngiliz yazar Graham Farrow’un kaleminden çıkan ve tüm dünyayla birlikte Türkiye’de karşılığı olan çarpıcı bir hikâye Yüzleşme, yönetmen Emre Kınay’ın yorumuyla, Duru Tiyatro yapımı olarak festivalde yer alıyor. Yüzleşme, yeri doldurulamaz bir kaybın ardından, o kayba neden olan failin, gösteri toplumu ve medya tarafından yıldızlaştırılmasının öyküsü. Seyirci, toplumun yozlaştığı, hukukun işlemediği, pek tanıdık olan vahşi yeni dünya düzeninde kendi adaletini tesis etmeye çalışan yalnız bir adamla karşılaşacak. Emre Kınay ve Esra Kızıldoğan’ın performansları eşliğinde ahlaki sorumluluk, suç, suçlu ve adalet kavramlarını sorgulayan yönetmenin kendi deyimiyle “modern bir Suç ve Ceza hikâyesi” festivalde yer alacak.


45’lik / 18 Kasım Pazar 18.30 & 20.30 ve 19 Kasım Pazartesi 20.30 – Abud Efendi Konağı


Çağdaş dans sanatçısı ve koreograf Tuğçe Tuna festivalde sahneleyeceği çalışmasında bedenin biricikliğinden yola çıkarak sanrıları bedenleştirme peşine düşüyor. Sultanahmet’in son derece özgün mekânlarından Abud Efendi Konağı’nda seyirciyle buluşacak olan 45’lik, kinestetik anı belleği ve numerolojinin araladıklarıyla hikâyeleri birleştiren bir eser. Eserde yer alan bireyler ise bellekleri ve bilinmeyenleri ile yeniye açılmaya cesaret eden kişiler. Pınar Akyüz, Olcay Karahan, Ezgi Yaren Karademir, Aybike İpekçi, Canan Yücel Pekiçten, Hilal Sibel Pekel, Leyla Postalcıoğlu, Gizem Seçkin, Filiz Sızanlı, Tuğçe Tuna ve Bahar Vidinlioğlu’nun danslarıyla yer alacağı projede Zeynep Arkök, Aslı Bülbül, Duygu Güngör, Zeynep Günsür Yüceil ve Leman Yılmaz da eserin disiplinlerarası medyasında yer alıyor.

 

Kral Lear / 19 Kasım Pazartesi 20.30 – Zorlu PSM Drama Sahnesi

Shakespeare’in “trajedisini kendi elleriyle çizen” kahramanı Kral Lear, hem aktör hem de çevirmen kimliği ile yoğun bir Shakespeare mesaisi olan Haluk Bilginer’le buluşuyor. Muharrem Özcan’ın yönetmenliğinde Oyun Atölyesi yapımı Kral Lear’da Bilginer’e Berfu Öngören, Nazlı Bulum, Arif Pişkin, Deniz Celiloğlu, Kaan Turgut, Onur Özaydın, Sertan Müsellim, Efe Tunçer, Hare Sürel ve Hüseyin Sevimli’den oluşan deneyimli bir oyuncu ekibi eşlik ediyor. Topluluk; iktidarın ve mülkiyetin paylaşımı üzerine bol katmanlı bir klasik olan oyunu, özündeki grotesk etkileri de pas geçmeden sahneleyecek.


Artık Bir Davan Var / 24 Kasım Cumartesi 20.30 ve 25 Kasım Pazar 18.30 –Yunus Emre Kültür Merkezi Müşfik Kenter Sahnesi

Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST) ekibinden Kafka’dan esinlenerek günümüze temas eden bir oyun: Artık Bir Davan Var. Metin ve yönetmenliğinde Cüneyt Yalaz ile İlker Yasin Keskin’in imzası olan bu ironik oyunda, Kafka’nın Bay K’sinin başından geçenler bu defa şimdiye ve bize dair olacak. Hikâyeyi sahnede Banu Açıkdeniz, Cüneyt Yalaz, Duygu Dalyanoğlu, İlker Yasin Keskin ve Özgür Eren’in performanslarıyla izleyeceğiz.

 

Misafir / 29 Kasım Perşembe 20.30 ve 30 Kasım Cuma 15.00 & 20.30 – Moda Sahnesi

Göç etmek, gitmek, kalmak meselelerine sık kafa yoran tiyatroculardan Gülce Uğurlu’nun kolektif bir üretim metodu olan devised yöntemiyle hazırladığı oyunu Misafir, seyircisini çağın en büyük göç dalgasına tanıklık etmeye davet ediyor. Misafir, milyonlarca insanın Ortadoğu’nun savaşlarla kaynayan ikliminden zorunlu olarak çıkıp, Türkiye üzerinden Batı’ya ulaşma mücadelesini gerçek deneyimlerden hareket ederek, içinden geçtiğimiz trajik göç çağının ruhuna temas ederek ele alıyor. Güneş Sayın, Gülce Uğurlu ve Korhan Karabal’ın sahneye taşıdığı oyunu Ata Ünal yönetiyor ve oyun, göç dalgasının hem Türkiye’deki hem de dünyadaki etkilerine odaklanıyor.


Yüz Yılın Evi / 30 Kasım Cuma 20.30 ve 1 Aralık Cumartesi 15.00 – Toy İstanbul

GalataPerform Yüz Yılın Evi ile görmüş geçirmiş gerçek bir köşk ve 1919’dan günümüze kadar olan bitene tanıklık etmiş, etmeye devam eden gerçek bir kadının iç içe geçen öyküsünü anlatıyor. Metin ve kavramsal çerçevesi Yeşim Özsoy ile Ferdi Çetin’in imzasını taşıyan oyunda, belgesel ile kurgu iç içe geçiyor. Film tasarımını sinemacı Melisa Önel’in üstlendiği Yüz Yılın Evi, 1918–2018 hattında, dünya savaşlarının ucunda filizlenen milliyetçi akımlar üzerine kafa yormamıza da vesile olacak. Oyun; GalataPerform, The Red House, Experimental Stage/-1, Theater Neumarkt ve Studio R/Maxim Gorki Theatre ortaklığında Savaş veya Barış Festivali kapsamında geliştirilmiş ve Almanya Dışişleri Bakanlığı tarafından desteklenmiş olan çokuluslu bir prodüksiyonun parçası.

 

Gülünç Karanlık / 30 Kasım Cuma ve 1 Aralık Cumartesi 20.30 – Yunus Emre Kültür Merkezi Turhan Tuzcu Sahnesi

Bakırköy Belediye Tiyatroları, çağdaş Alman tiyatrosunun genç kalemi Wolfram Lotz’un 2014 yılında, vahşi dünya düzenine dair yazdığı metni Gülünç Karanlık’ı, Nurkan Erpulat yönetiminde Türkiye penceresinden okuyor. Seyircisini Afganistan’ın gerçekte var olmayan yağmur ormanlarına, Batı merkezli söylemin sebep olduğu gülünç ama utanç verici gerçekliğe çağıran oyun; Joseph Conrad’ın Karanlığın Kalbi adlı romanı ve Francis Ford Coppola’nın kült filmi Apocalypse Now’dan esinlenen sıradışı bir uyarlama. Dramaturjisi Ceren Ercan’a ait olan Gülünç Karanlık’ın oyuncu kadrosunda ise Erol Ozan Ayhan, Yelda Baskın, Doğacan Taşpınar, Elif Ürse ve Alican Yücesoy yer alıyor.

 

Ruhiye / 1 Aralık Cumartesi ve 2 Aralık Pazar 18.30 & 20.30 – Adahan İstanbul

Farklı yaş ve alanlardan kişileri 19 yıldır hareket tiyatrosuyla buluşturan Hareket Atölyesi Topluluğu’ndan sekiz performansçının peşine takılıp, içine sıkışıp kaldığımız rutinden çıkma imkânı! İcracılar Ruhiye’yi vesile edip bizi paralel bir evrene geçmeye davet ediyor. Tanımsız kolektif bir dişi varlığı araştırırken, hayal ettikleri evrenin diliyle konuşan icracılar onlar… Seyirci; bir ”kadınlar kabilesi”nin yaratımı olan Ruhiye’nin icrasından hemen önce, oyunun evreniyle; fotoğraflar, hareketli görüntüler, baskı gibi işler eşliğinde tanışacak. Bu ”kadınlar kabilesi”nin icracıları ise Ece Ulutan Yüceil, Deniz Yamanus, Gizem Erman Soysaldı, Gülsu Okay, Leyla Okan, Nilgün Büyükgökçesu, Sibel Günsür ve Zeynep Günsür.

 

DO KU MAN / 1 Aralık Cumartesi 20.30 ve 2 Aralık Pazar 15.00 – MSGSÜ Bomonti Yerleşkesi, Çağdaş Dans ASD, Çiğdem Selışık Aksan Sahnesi

Çağdaş dans ikilisi Taldans’ın on yıl önce Linz’deki bir tekstil fabrikasının mekaniğini; hareket, ses ve ritim ekseninde ele almasıyla doğan projesi Do Ku Man; yeni ve taze yorumuyla İstanbul Tiyatro Festivali’nde seyirciyle buluşacak. Kavramsal çerçeve ve koreografisini Mustafa Kaplan ve Filiz Sızanlı’nın üstlendiği ekipte Aslı Bostancı, Burcu Uçatenik, Ekin Tunceli, Emre Olcay, Fatih Gençkal, Fırat Kuşçu, Melih Kıraç, Sedef Gökçe, Yazı Ece Köz gibi dansçılar yer alıyor. Taldans, formların işlevler tarafından belirlendiği, ses ve sözün kolaylıkla birbirine dönüşebildiği, iç içe geçmiş modüllerden oluşan bir yapıda; farklı tonların, belli belirsiz geçişlerin ve çatlakların oluştuğu bir dizge inşa ediyor. Do Ku Man, görünen ve hayal edilene; işlevsel ve işlemsel olana dair beliren ve kaybolan bir yerleştirme sunuyor.

 

Sahibinin Sesi / 2 Aralık Pazar 15.00 ve 3 Aralık Pazartesi 20.30 – Üsküdar Tekel Sahnesi

Edebiyatımızın en özgün seslerinden Sevim Burak, tüm metinlerinden ve hayatından etkiler hissedilen oyunu Sahibinin Sesi ile festivale konuk oluyor. Sevim Burak’ın dünyasını sahneye daha önce İşte Baş İşte Gövde, İşte Kanatlar’ı taşımış yönetmen İskender Altın bu kez İstanbul Devlet Tiyatrosu çatısı altında, Burak’ın 1982’de yazdığı Sahibinin Sesi adlı çarpıcı eserini yorumluyor. Seyirciler, 1930’ların Kuzguncuk’unda bir konakta geçen oyunun; paranoyak, yaşamın tüm renklerinden korkan karakteri Bilal’in sanrılarla dolu imgeleminin içinde bir gezintiye davetli.

 

Timsah / 2 Aralık Pazar ve 3 Aralık Pazartesi, 20.30 – DasDas


Çağdaş meselelere ironik bakışlar atan metinleri sahneye taşımayı seven DasDas ekibi, İngiliz mizah yazınının gündemdeki kalemlerinden Tom Basden’ın, Dostoyevski’nin aynı adlı öyküsünden uyarlayarak yazdığı Timsah’ı sahneliyor. Timsah, gösteri toplumunun sistemle el sıkışmayı seçen aktörleriyle, hayatta şahit olduklarımız kadar tuhaf ama gerçek bir tonda bir timsahın karnında hesaplaşıyor. Oyunda Erkan Avcı, Ferit Aktuğ ve Özgün Aydın rol alıyor. İlksen Başarır’ın Türkçeye çevirdiği oyunun rejisinde, DasDas ekibinin imzası var. Timsah, Tekfen Holding gösteri sponsorluğunda seyirciyle buluşacak.

 

 

FESTİVALİN YAN ETKİNLİKLERİ

Söyleşi: 20. Yüzyıl Rus Tiyatrosunda Yönetmenlik ve Oyunculuk Sistemleri
18 Kasım Pazar 12.00–14.00/14.30–16.30 – Yapı Kredi Kültür Sanat, Loca

Rus ve dünya tiyatro tarihinde kırılma noktası niteliğindeki değişime odaklanan bu söyleşi, Gerasimov Devlet Sinematografi Enstitüsü öğretim üyesi, tiyatro eleştirmeni ve uzmanı Kristina Matvienko tarafından gerçekleştirilecek. Matvienko’nun söyleşisi Stanislavski, Meyerhold, Mihail Çehov gibi tiyatro kuramcılarının izinde, tiyatro düşüncesi ve yöntemlerini odağa alıyor. Rusya Tiyatro Sanatı Akademisi’nde öğretim üyesi, tiyatro tarihçisi ve eleştirmeni Alyona Karas ise 20. yüzyılın ilk yarısında Rusya’daki tiyatro yönetmenlerinin fikirlerinin nasıl bir dönüşüm geçirdiği, 1980’lerin ortalarında “Perestroyka”nın yeni bir tiyatro dili arayışını nasıl etkilediği konularına değinecek.  Ücretsiz olarak gerçekleşecek etkinliğe rezervasyon için 12 Ekim Cuma gününden itibaren rezervasyon.iksv.org adresinden kayıt yaptırılabilir.

 

Atölye: Where is the sight?
19 Kasım Pazartesi 10.00–17.00 – Yapı Kredi Kültür Sanat, Loca

Festival konuklarından Piccolo Teatro di Milano yapımı Komik Tiyatro’nun yönetmeni ve oyuncusu Roberto Latini yönetimindeki atölye, profesyonel oyunculara açık olarak gerçekleştirilecek. Atölye katılımcıları, Latini’nin rehberliğinde Buradaki oyun ve bakış nerede? Görülecek olanı –görülmeye değer olanı– görmek için nereye bakmam gerekli?” sorularına yanıt ararken, bu bağlamda sahne teorisi ve pratiğini tartışacak ve deneyimleyecekler. Ücretsiz olarak gerçekleşecek atölyeye 35 yaşın altındaki üniversite ya da lisans düzeyindeki konservatuvarların oyunculuk bölümü öğrencileri katılabilecek. Başvuru için 12 Ekim Cuma gününe kadar tiyatro.atolye@iksv.org adresine kısa özgeçmişle birlikte, motivasyon mektubu gönderilmesi gerekiyor.

 

Atölye: Eleştiri Atölyesi
20-25 Kasım tarihleri arasında, Goethe Institut

İlki geçtiğimiz festivalde İstanbul Tiyatro Festivali ile Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nin işbirliğinde gerçekleştirilen Eleştiri Atölyesi bu yıl da devam ediyor. Eleştirinin niteliği ve işlevleri, eleştirmenlerin çalışma koşulları gibi konuların tartışılacağı atölye, yazar, tiyatro eleştirmeni ve gazeteci Christine Wahl tarafından yönetilecek. Katılımcılar, tüm gün sürecek eğitimlerin ardından festivalde seyrettikleri oyunlar hakkında eleştiriler yazacak. Ücretsiz olarak gerçekleşecek etkinliğe başvuru için 12 Ekim Cuma gününe kadar tiyatroelestirmenleribirligi@gmail.com adresine kısa özgeçmişle birlikte başvuru nedenini anlatan bir motivasyon mektubu gönderilmesi gerekiyor.

 

Söyleşi: Evgeny Mironov ile Oyunculuk Üzerine
23 Kasım Cuma, 16.00 – Yapı Kredi Kültür Sanat, Loca

Festivalin bu yılki Onur Ödülü sahibi olan ve Hamlet ǀ Collage’da 11 Hamlet karakterine hayat veren, ünlü Rus oyuncu Evgeny Mironov, düzenlenecek bu söyleşide oyunculuk deneyimlerini paylaşacak. Hamlet ǀ Collage’da ünlü yönetmen Robert Lepage ile çalışan Mironov, bu deneyimden edindiği bilgileri ve Hamlet’i yorumlama sürecini aktaracak. Özellikle oyunculukta, tiyatro yönetmenliğinde ve dramaturjide uzmanlaşmak isteyen öğrencilere yönelik bu söyleşi ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Söyleşiye katılım için 12 Ekim Cuma gününden itibaren rezervasyon.iksv.org adresinden rezervasyon yaptırılması gerekiyor.

 

Ustalık Sınıfı: Dionysos’un Dönüşü / Theodoros Terzopoulos’un metodu
24 Kasım Cumartesi, 11.00-16.00 – Yapı Kredi Kültür Sanat, Loca

 

Theodoros Terzopoulos, dünyanın her köşesindeki oyunculara esin kaynağı olan oyunculuk metodunu paylaşacağı bir ustalık sınıfı gerçekleştirecek. Terzopoulos’un metodu, sıkışmış enerjinin serbest bırakılması üzerine odaklanıyor, söz ve beden arasındaki kayıp birliği yeniden oluşturmayı amaçlıyor. Katılımcılar eğitimin öğelerini antik bir Yunan tragedyasının ve klasik metinlerin ritmik yorumu eşliğinde araştıracak. Ücretsiz olarak düzenlenecek ustalık sınıfına katılmak için 12 Ekim Cuma gününe kadar tiyatro.atolye@iksv.org adresine kısa özgeçmişle birlikte motivasyon mektubu gönderilmesi gerekiyor.

Film Gösterimi: Koreografın Bakışından Ingmar Bergman (2016), 51’
25 Kasım Pazar 13.00 ve 26 Kasım Pazartesi 18.30
– Yapı Kredi Kültür Sanat, Loca

 

Alexander Ekman, Pär Isberg, Pontus Lidberg ve Joakim Stephenson’ın İsveç Kraliyet Balesi’nin başdansçıları ile birlikte, hem sinema yönetmeni hem de koreograf olan Ingmar Bergman’ı insan ilişkileri ve yoğun duygular üzerine düşündüren dört dans performansında yorumladığı Koreografın Bakışından Ingmar Bergman filminin gösterimi yapılacak. Koreograflardan Joakim Stephenson 25 Kasım’daki ilk gösterimin ardından seyircilerin sorularını yanıtlayacak. İsveç Başkonsolosluğu ve Yapı Kredi Kültür Sanat’ın değerli işbirliğiyle ücretsiz olarak gerçekleştirilecek gösterim için 12 Ekim 2018 Cuma gününden itibaren rezervasyon.iksv.org adresinden rezervasyon yaptırılabilir.

 

Söyleşi: Çağdaş Sahnenin Seyri
25 Kasım Pazar, 16.00 ve 2 Aralık Pazar, 16.00 –
Yapı Kredi Kültür Sanat, Loca

Kadir Has Üniversitesi Tiyatro Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Özlem Hemiş’in yönetiminde gerçekleştirilecek söyleşi, dramatik sanatların günümüz çağdaş gösterimlerinin zeminini nasıl bir perspektifle belirleyebildiğini, yaşadığımız gerçekliğin yeni hallerinden sahnenin nasıl etkilendiğini, festival programındaki oyunlar üzerinden tartışarak ilerleyecek. Sahnede olanla seyirci arasındaki paylaşım ve iletişim üzerine tartışmaların gerçekleşeceği ücretsiz etkinliğe katılım için 12 Ekim Cuma gününden itibaren rezervasyon.iksv.org adresinden rezervasyon yaptırılması gerekiyor.

 

Ustalık Sınıfı: Nederlands Dans Theater 1 dansçılarıyla deneyim, ustalık ve hâkimiyet
29 Kasım Perşembe 09.30-11.00 – mekân
bilgisi daha sonra açıklanacaktır.

Hollandalı dünyaca ünlü çağdaş dans topluluğu Nederlands Dans Theater’ın çokyönlü dansçıları bu ustalık sınıfında dans bölümü öğrencileriyle buluşacak. Katılımcılar, şaşırtıcı teknikleriyle her daim övgü alan topluluğun kapsamlı repertuvarı üzerinde çalışarak becerilerini geliştirme fırsatı yakalayacak. Ustalık sınıfı, Nederlands Dans Theater koreograflarının dans dilini keşfetmek, dansçılarıyla tanışıp ilham almak isteyen üniversite ya da lisans düzeyindeki konservatuvarların tüm dans bölümü öğrencilerine açık ve ücretsiz. Başvuru için 12 Ekim Cuma gününe kadar tiyatro.atolye@iksv.org adresine kısa özgeçmişle birlikte, ustalık sınıfına başvuru nedenini anlatan bir motivasyon mektubu gönderilmesi gerekiyor.

 

Okuma Tiyatrosu: Sahibinden Kiralık
30 Kasım Cuma 20.30, 1 Aralık Cumartesi 13.00 – Yapı Kredi Kültür Sanat, Loca

Özen Yula’nın Türkiye’de daha önce sahnelenmemiş olan oyunu Sahibinden Kiralık, Melis Tezkan ve Okan Urun yönetiminde okuma tiyatrosu olarak festival programında yer alıyor. Sahibinden Kiralık, bir büyükşehrin ortasındaki parkta kendilerini pazarlayan genç erkeklerin öyküsünü anlatıyor. Keskin ve gerçekçi diyaloglardan yola çıkıp, zaman algısıyla oynayarak şiirselliğe açılan biçimiyle oyun, çağdaş tiyatroda önemli bir yere sahip. Türkçe, İngilizce üstyazılı ve ücretsiz gerçekleştirilecek okuma tiyatrosuna katılım için 12 Ekim Cuma gününden itibaren rezervasyon.iksv.org adresinden rezervasyon yaptırılabilir.

 

Atölye Çalışması: Hip-Hop Başlangıç Atölyesi
3 Aralık Pazartesi – mekân ve saat bilgisi daha sonra açıklanacaktır.


PIXEL ekibinden dansçıların yürüteceği atölyede katılımcılar hip-hop’un farklı akımlarını ve tekniklerini öğrenerek, kısa koreografiler çalışacaklar. Ücretsiz gerçekleştirilecek ve tüm dans severlerin katılımına açık olan etkinliğe katılım için başvurular, özgeçmiş ve motivasyon mektubu eşliğinde 12 Ekim Cuma gününden itibaren tiyatro.atolye@iksv.org adresine yollanabilir.

Atölye Çalışması: Dans ve Dijital Sanat
4 Aralık Salı 10.00-12.00 – Zorlu PSM

Dijital ekranlarla hareketli bedenlerin bir harmanı olan PIXEL
’in, Adrien M / Claire B Topluluğu tarafından gerçekleştirilen dijital koreografisi rehberliğindeki atölye çalışmasında katılımcılar, PIXEL’in koreografisini sahne üzerinde deneyimleme fırsatı bulacak. Tüm dans severlerin katılımına açık ücretsiz gerçekleşecek atölye için başvuruların özgeçmiş ve motivasyon mektupları eşliğinde 12 Ekim Cuma gününe kadar tiyatro.atolye@iksv.org adresine gönderilmesi gerekiyor.